Arkadaşlık ilişkileri çoğu zaman kusursuz bir uyumdan değil, iki insanın farklı dünyalarının zaman zaman çarpışmasından doğar. Bu yüzden dostluklarda kırılmalar, küslükler ve dargınlıklar sanıldığından daha doğal süreçlerdir. İnsan en çok değer verdiği kişiye kırılır; çünkü beklenti de, duygusal yatırım da en çok oradadır. Psikolojik olarak baktığımızda, yakın ilişkilerde yaşanan bu kırılmalar çoğu zaman sevginin yokluğundan değil, tam tersine o ilişkinin bizim için ne kadar anlamlı olduğundan kaynaklanır. Bir arkadaşın sözü, davranışı ya da ihmal ettiğini düşündüğümüz bir an, içimizde beklediğimiz yakınlıkla çeliştiğinde kırgınlık doğabilir.
Ancak sağlıklı dostlukların en önemli özelliği, bu kırılmaların ilişkinin sonu olmak zorunda olmamasıdır. İnsan ilişkileri statik değil, dinamik yapılardır; zaman zaman gerilir, bazen mesafe alır, bazen de yeniden yakınlaşır. Küslükler çoğu zaman konuşulmamış duyguların bir işaretidir. Eğer iki taraf da ilişkinin değerini korumak istiyorsa, kırgınlıklar açık bir iletişimle anlaşılabilir ve onarılabilir. Çünkü dostluk sadece iyi günleri paylaşmak değil, yanlış anlaşılmaların içinden geçip birbirini yeniden bulabilme becerisidir. Bazen bir dostluğu güçlü kılan şey, hiç kırılmamak değil; kırıldığında bile geri dönüp birbirini anlayabilmektir.
@psikolog.goktugdugeroglu